Depreme Ne Kadar Hazırız? – Röportaj İnşaat Mühendisi Cumhur Yılmaz

Son günlerde yaşanan depremlerin ardından Röportaj serimize devam ediyoruz. Bu seferki konuğumuz İnşaat Mühendisi ve aynı zamanda deprem üzerine yüksek lisans yapan Cumhur Yılmaz. Keyifli okumalar efendim.

  1. Deprem biliminde geçmiş ya da tarihsel kayıtlar gelecekle ilgili ipucu verir mi? Son sarsıntılar “ben seni uyayıroum.Daha büyük deprem yapacağım.” Mesajı veriyor mu?

Geçmiş depremler o bölgenin depremselliğinin belirlenmesi açısından en önemli veri kaynağıdır. Mesela Lizbon’da 1755’te çok büyük deprem oldu, o tarihten sonra öyle bir büyük deprem olmadı ama Lizbon’da yapılan yapılar tasarlanırken ciddi deprem tasarım yükleriyle tasarlanır. Yani geçmiş depremler, gelecek için bir referanstır.

Silivri açıklarından yaşanan deprem, bu bölge için olağan depremlerden biridir, bu depremden bundan daha büyüğü olacak diye bir sonuç çıkmaz, ama bu bölgede depremler olacaktır, geçmişte de oldu gelecekte de olacaktır. Ama müneccim gibi şu tarihte bu büyüklükte bir deprem olacak kimse diyemez, dememeli.

  1. Seninle yaptığımız konuşmalarda Marmara Deniz’indeki fayda çok fazla enerji biriktiğinden bahsediyorsun, bu “depremin vakti geldi” anlamına mı geliyor?

1999 Ağustos ve Kasım depremlerini İstanbul’da bizzat yaşadık. Hocalarımız bu fayda bir enerjiden bahsediyor. Evet bu fay zonunda ( Kuzey Anadolu Fay Zonu) son 80 yılda en az 7 8 tane büyük depremler oldu, bir tanesi daha olabilir mi, evet olabilir. Ama, dediğim gibi bunun zamanını kimse bilemez. Hazır olmak gerekiyor.

  1. Fayda biriken enerji bugün çıkarsa nasıl bir tabloyla karşılaşırız?

Bu soruyu şöyle cevaplamak lazım, Adalar’ın yakınındaki fayda, 7.0 büyüklüğünde bir deprem olursa ne olur diye. Özellikle İstanbul’un Marmara kıyısında, halen daha bir çok eski yapılar, bunları ciddi bir şekilde etkilenebileceğini görüyoruz. Aslında, üniversitelerimiz ve devlet kurumlarının, yapı stoğunun bilgisini tam olarak alarak, deprem senaryoları üretmek lazım. Bu tip çalışmalar yapılıyor, ama daha doğru bilgilerle yenilenmeli ve bu tarz senaryolara hazır olmak gerekir. Yapı stoğu, yani yapının durumu, yaşayan insan sayısı, afet anında kullanılacak can yolları sürekli güncel olmalıdır. Bu tip çalışmalar sayesinde sorduğun tabloyu önümüzde net bir şekilde görürüz.

  1. Olası Marmara Depremi’nde tsunami de gelebilir mi?

Tsunamiler, deprem anında, deniz tabanında oluşan deformasyonla birlikte dalganın büyümesiyle oluşur. Ama Marmara Deniz’inde bir tsunamiden bahsedemeyiz, hem fay tipi hem de fayın kıyıya yakınlığı nedeniyle, tsunami diyebileceğimiz bir dalga oluşamaz diye düşünüyorum.

  1. Pek çok yer bilimci konuyu tartişirken farklı görüşler ortaya koyuyor, biri marmara da deprem olmaz derken diğeri felaket senaryosu çiziyor, bu ayrışmanın sebebi nedir?

İstanbul’da 20 milyondan fazla insan yaşıyor ve İstanbul’un önemli bir kısmı yüksek deprem riski altındadır. Bur gerçeği kimse değiştiremez.Ama bizim değiştirebileceğimiz şeyler vardır, yapılarımızı depreme dayanıklı yapmalıyız. Doğru olanlar bunlardır.

Ayrışmalar, akademik çekişme olabilir, farklı hesaplar olabilir, bilemem. İstanbul depreme hazır olmak zorundadır.

  1. Erken deprem uyarı sisteminde ne durumdayız?

Erken uyarı sistemini açıklamakta fayda var. Bu sistem deprem olmadan önce haber veriyor anlamına gelmemeli, deprem oluştugunda ilk olarak P-dalgaları dediğimiz dalgalar gelir, sonrasında ise S-dalgaları gelir, ki yıkıcı olanlar bunlardır, P-dalgaları oluşmaya başladığında bu devre sisteme girer.

Bildiğim kadarıyla, İstanbul depreminde elektrik ve doğalgaz dağıtımında bu sistem kullanılıyor. Yine fayın yaşam bölgelerine yakınlığı sebebiyle, erken uyarı sistemi bizde 3-4 saniye önceden çalışıyor diye biliyorum.

Please follow and like us:
error

Yayınlayan

Faik Köktemir

Küçükken sıklıkla nah çektiğim için bugün şehir plancısı oldum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.